Markanızı kişiselleştirmeyin!

En son güncellendiği tarih: 10 Ara 2020

Ülkemizde "marka" patentli bir çok girişim bulunmakta ve bu girişimlerin bir çoğu sadece kağıt üstünde tescilli. Peki, bir "marka olmak için ne yapmak lazım?" sorusuna yanıt arayanları yazımızı okumaya davet ediyoruz.


Marka yolunda ilk adım akıllara kazınacak bir isim bulmaktır. Marka isminizin benzersiz olması için belli kriterler vardır. Bu kriterler arasında bir kısım girişimci gelenekçi düşünerek aile adına yoğunlaşmaktadır. Yani kurulu şirketin marka tescil belgesi alması gibi. Bir kısım girişimci ise, çatı şirketlerinin altında kullanacakları bir marka oluşturma çabasındadır. Şirket sahibi değilseniz de marka sahibi olabilirsiniz. Dikkat etmeniz gereken marka olmanın uzun bir süreç gerektirdiğini unutmamaktır.


Diyelim ki, isminizi buldunuz. Bulduğunuz ismin patentli olup olmadığını kontrol etmelisiniz. Araştırmanız neticesinde bulduğunuz ismin marka patentte hem sektör hem de nice kodu olarak bir karşılığı yoksa, başvurunuzu yazı ifadesi ile gerçekleştirerek bu adımı tamamlayabilirsiniz. Ama, derseniz ki markamı temsil eden bir logo olsun, o zaman yazı+şekil seçeneği ile başvurusu sürecinizi başlatabilirsiniz. Marka başvuru süreci de kurumun belirttiği koşullarda zaman alabiliyor. İncelenme sonrası markanıza herhangi bir itiraz gelmediyse, tescil belgesine olan uzaklığınıza çok az kalmış demektir.


Tescil belgenizi aldıktan sonra sadece isminizi marka bandında resmileştirmiş olacaksınız. Tabii bilinen bir marka olmak için bu adım gerekli olmasına rağmen yeterli değildir. Markanızı kişisel bir eşyanız gibi düşünürseniz sadece sizin istediğiniz ve beklentilerinize bağlı bir kısır döngü de kalacaktır. Markanızı sahiplenmelisiniz. Bunu da gerçekleştirmek için bağlantı kurmalı, paylaşmalı, dinlemeli ve özeleştiri yapabilmelisiniz. Kurumsal yapıya sahip bir marka, toplumda kendine daha çok yer bulacaktır. Hem düzeni temsil eden yapısı hem de sürekliliği pekiştiren kurumsallıkta atacağınız adımlar daha sağlam olacaktır. 150 personelinizin olması, mal varlığınızın çokluğu etkili bir marka sahibi olduğunuzun ispatı değil, kendinize ve dolayısıyla çevrenize sunduğunuz bir hayal dünyasıdır.


Unutmayın, süreklilik için markanızı kitlenize çok iyi sunmanız yani reklama da önem vermelisiniz. Dillere pelesenk olması için kitleniz ile bağlantınızı sıcak tutmalı, yeniliklerinizi ve markanızı akılda tutacak paylaşımlara önem vermeli tüketicinizin isteklerine kulak vermeli ve eleştirilere samimi bir şekilde cevap vermelisiniz. Atacağınız bu adımlar markanızın bilinirliği arttıracağı gibi hitap ettiğiniz kitle tarafından da saygı kazanmasını sağlayacaktır.



  • @aryaajans